Modellemenin Türkiye’ye Uyarlanmasında Nirsevimab Neler Sağlayabilir

Nirsevimab Kullanımının 2024-2025 RSV Sezonunda ABD’deki Halk Sağlığı Üzerindeki Etkisinin Tahmini: Model Çalışması (Estimation of Public Health Impact with Use of Nirsevimab During the 2024–2025 RSV Season in the USA: a Modeling Study)


Bu modelleme çalışması ("Estimation of Public Health Impact with Use of Nirsevimab..."), Nirsevimab'ın ABD'deki 2024–2025 RSV sezonundaki gerçek ABD bilgilerine ve projeksiyon verilerine dayanıyor.

Model özetle şunu gösteriyor: %44,7'lik bir kapsayıcılıkta bile tıbbi bakım gerektiren alt solunum yolu enfeksiyonlarında (MA-LRTD) %42'lik bir hastaneye yatış azalması sağlanmış; eğer tüm bebeklere ulaşılabilir olur ise yani evrensel kapsayıcılıkta (%100) ise bu oran %86'ya çıkıyor.

En çarpıcı veri ise Aşılanması Gereken Kişi Sayısı (NNI) verisi: Sadece 9 bebeğe Nirsevimab uygulandığında 1 alt solunum yolu enfeksiyonu vakası, 91 bebeğe uygulandığında ise 1 hastaneye yatış önleniyor.

Peki bu modellemeyi Türkiye'nin mevcut RSV epidemiyolojisi, demografisi ve sağlık sistemi dinamikleriyle bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan projeksiyon ise;

1. Epidemiyolojik Farklar ve Yük Analizi

Türkiye'de yapılan yerel çok merkezli çalışmalara baktığımızda (özellikle akut bronşiolit ve pnömoni nedeniyle hastaneye yatırılan 24 aydan küçük çocuklarda), RSV prevalansı %38 ile %41 arasında değişiyor.

  • Tüm Sağlıklı Bebeklere Uygulama: Türkiye'deki veriler de küresel verileri destekliyor; RSV nedeniyle hastaneye yatan bebeklerin yaklaşık %75-80'i önceden hiçbir komorbiditesi (altta yatan hastalığı) olmayan, zamanında doğmuş (term) sağlıklı bebekler.

  • Mevsimsellik: ABD'de eyaletler arası ciddi iklim ve mevsim kaymaları (örneğin Florida vs. Kuzey eyaletleri) modellemeyi karmaşıklaştırırken, Türkiye'de RSV sezonu nispeten homojendir (Kasım-Nisan arası pik yapar). Bu durum, sezon başında yapılacak tek dozluk bir "Catch-up" (yakalama) stratejisinin Türkiye'de lojistik olarak çok daha keskin ve etkili sonuç vermesini sağlar.

2. Doğum Kohortu Üzerinden Tahmini Etki

Türkiye'de yıllık canlı doğum sayısı yaklaşık 900 bin ile 1 milyon arasında seyrediyor. ABD modelindeki NNI (Number Needed to Immunize) verilerini Türkiye kohortuna uygulayacak olursak;

Senaryo (Türkiye Kohortu ~950.000 Bebek) Tahmini Engellenen Akut Alt Solunum Yolu Enfeksiyonu (Vaka) Tahmini Engellenen Hastaneye Yatış Sayısı
%45 Kapsayıcılık (ABD Gerçekliği) ~45.000 vaka engellenir ~4.700 hastaneye yatış engellenir
%80 Kapsayıcılık (Rutin Takvim Hedefi) ~84.000 vaka engellenir ~8.300 hastaneye yatış engellenir

3. Türkiye Sağlık Sistemi Üzerine Etkileri

ABD'deki modelleme doğrudan finansal tasarrufa ($1.29 milyar dolar tasarruf) ve birinci basamak/acil servis yükünün azaltılmasına odaklanıyor. Türkiye değerlendirmesi bu bakımdan biraz daha zor ve temel olarak ise şu farklar öne çıkıyor;

  • Pediatrik Yoğun Bakım (Yatak Krizinin Önlenmesi): Türkiye'de kış aylarında çocuk acil servislerinde ve pediatrik yoğun bakımlarda yaşanan yoğunluğun ve yatak sıkıntısının primer sebebi RSV kaynaklı bronşiolit yükü olduğu bizdeki yayınlarda da vurgulanmakta. Nirsevimab'ın ABD modelindeki acil servis başvurularını %39 azaltma potansiyeli, Türkiye'deki triyaj tıkanıklıklarını ve acil servis yoğunluklarını bir bakıma çözer,

  • Antibiyotik Direnci ve Akılcı İlaç: Türkiye, OECD ülkeleri arasında antibiyotik tüketiminde üst sıralarda. RSV viral bir etken olmasına rağmen, klinik pratikte sekonder enfeksiyon şüphesi veya tanı belirsizliği nedeniyle bu bebeklerin büyük kısmı antibiyotik alıyor. Etkili bir RSV profilaksisi, Türkiye'nin ulusal antibiyotik direncini azaltma stratejisine doğrudan etki sağlayacaktır.

  • Palivizumab'dan Nirsevimab'a Geçiş Konforu: Türkiye'de şu an yüksek riskli prematüre bebeklere her RSV sezonunda ayda bir (toplam 5 doz) Palivizumab uygulanıyor. Nirsevimab'ın uzun yarı ömrü (t1/2 ~71 gün) sayesinde tek dozla tüm sezonu kapatması, hem aile uyumunu artırır hem de lojistik maliyetleri ciddi oranda düşürür.


ates-kara-logo.png